Başla ilgili kelimeler

 0    52 フィッシュ    Emirke
mp3をダウンロードする 印刷 遊びます 自分をチェック
 
質問 答え
baş
Başım ağrıyor.
学び始める
cabeza
Me duele la cabeza.
kaş
Kaşlarım koyu renkte.
学び始める
ceja
Mis cejas son oscuras.
saç
Kısa saçlarım var.
学び始める
pelo / cabello
Tengo el pelo corto.
burun
Burnum küçük.
学び始める
nariz
Mi nariz es pequeña.
ağız
Lütfen ağzını aç.
学び始める
boca
Abre la boca, por favor.
Çene
Çeneme dokundum.
学び始める
barbilla
Me toqué la barbilla.
dudak / dudaklar
Dudaklarım kuru.
学び始める
labio / labios
Mis labios están secos.
boyun
Boynum ağrıyor.
学び始める
cuello
Me duele el cuello.
göz / gözler
Gözlerin çok güzel.
学び始める
ojo / ojos
Tus ojos son muy bonitos.
alın
Onun geniş bir alnı var.
学び始める
frente
Ella tiene la frente amplia.
yanak / yanaklar
Yanağından öptüm.
学び始める
mejilla / mejillas
Te besé en la mejilla.
kirpik / kirpikler
Uzun kirpiklerin var.
学び始める
pestaña / pestañas
Tienes pestañas largas.
göz kapağı / göz kapakları
Göz kapağı şişmiş.
学び始める
párpado / párpados
El párpado está hinchado.
burun deliği
Burun deliğim kaşınıyor.
学び始める
fosa nasal
Me pica la fosa nasal.
kulak memesi
Kulak mememde küpe var.
学び始める
lóbulo de la oreja
Tengo un pendiente en el lóbulo de la oreja.
kulak / kulaklar
Kulağım ağrıyor.
学び始める
oreja / orejas
Me duele la oreja.
bıyık
Onun bıyığı var.
学び始める
bigote
Él lleva bigote.
sakal
Babamın sakalı var.
学び始める
barba
Mi padre tiene barba.
damak
学び始める
paladar
Alt çene kemiği
学び始める
mandíbula
dil
Oynamak için dilimi çıkarıyorum.
学び始める
lengua
Saco la lengua para jugar.
diş / dişler
Her sabah dişlerimi Fırçalarım.
学び始める
diente / dientes
Me cepillo los dientes cada mañana.
beyin
Beyin tüm vücudu kontrol eder.
学び始める
cerebro
El cerebro controla todo el cuerpo.
akıl
Akıl çok güçlüdür.
学び始める
mente
La mente es muy poderosa.
mantık
Bu problemi çözmek için mantığa ihtiyacımız var.
学び始める
lógica
Necesitamos lógica para resolver este problema.
nefes almak
Derin nefes almak önemlidir.
学び始める
respirar
Es importante respirar profundamente.
ağızdan nefes almak
Burnum tıkalı olduğunda ağızdan nefes alırım.
学び始める
respirar por la boca
Cuando tengo la nariz tapada, respiro por la boca.
burnundan nefes almak
Burundan nefes almayı tercih ederim.
学び始める
respirar por la nariz
Prefiero respirar por la nariz.
göz kırpmak
Yorgun olduğumda çok kez göz kırparım.
学び始める
parpadear
Parpadeo muchas veces cuando estoy cansado.
Göz kırpmak (birine sinyal vermek, gözle işaret yapmak)
Bana her şeyin yolunda olduğunu söylemek için göz kırptı.
学び始める
Guiñar el ojo
Me guiñó el ojo para decirme que todo estaba bien.
Gözüm kaşınıyor.
学び始める
Me pica el ojo.
Burnum kaşınıyor.
学び始める
Me pica la nariz.
Yüzüm kızarıyor.
学び始める
Se me pone roja la cara.
kırışıklık
学び始める
arruga
yüzdeki kırışıklık
Yüzümde birkaç kırışıklık var.
学び始める
arruga en la cara
Tengo algunas arrugas en la cara.
yüz felci
Büyükannem geçen yıl yüz felci geçirdi.
学び始める
parálisis facial
Mi abuela tuvo parálisis facial el año pasado.
nezle
Nezlem var ve boğazım ağrıyor.
学び始める
resfriado
Tengo un resfriado y me duele la garganta.
grip
Grip kışın çok yaygındır.
学び始める
gripe
La gripe es muy común en invierno.
hapşırık
Hapşırık, alerji belirtisidir.
学び始める
estornudo
El estornudo es un síntoma de alergia.
tükürük
Tükürük, yiyeceklerin sindirilmesine yardımcı olur.
学び始める
saliva
La saliva ayuda a digerir los alimentos.
tükürmek
Sokağa tükürülmemelidir.
学び始める
escupir
No se debe escupir en la calle.
hapşırmak
Alerjim olduğunda her zaman hapşırırım.
学び始める
estornudar
Siempre estornudo cuando tengo alergia.
tatmak
Bu tatlıyı tatmak istiyorum.
学び始める
probar
Quiero probar este postre.
koklamak
Çiçekleri koklamayı severim.
学び始める
oler
Me gusta oler las flores.
bakmak
Pencereden bakacağım.
学び始める
mirar
Voy a mirar por la ventana.
görmek
Karanlıkta hiçbir şey göremiyorum.
学び始める
ver
No puedo ver nada en la oscuridad.
izlemek
Film izlemeyi severim.
学び始める
ver / mirar
Me gusta ver/mirar películas.
gülmek
Arkadaşlarımla gülmeyi severim.
学び始める
reír
Me gusta reír con mis amigos.
gülümsemek
O, fotoğraflarda her zaman gülümser.
学び始める
sonreír
Ella siempre sonríe en las fotos.
kaşlarını çatmak
Babam endişelendiğinde kaşlarını çatıyor.
学び始める
fruncir el ceño
Mi padre frunce el ceño cuando está preocupado.
saçını taramak (kendi saçını taramak)
Her sabah saçımı tararım.
学び始める
peinarse
Me peino todas las mañanas.
saç taramak (başkasının saçını taramak)
Kızımın saçını okula gitmeden önce tararım.
学び始める
peinar
Peino a mi hija antes de ir a la escuela.

コメントを投稿するにはログインする必要があります。